Ana içeriğe geç
Ne İçerir?
Tüm yazılar
Kozmetik

AHA, BHA, PHA farkı: hangi asit kime uygun?

Samet Basınlı

Kurucu, Ne İçerir?

18 Temmuz 2026Güncellendi: 19 Temmuz 20268 dk okumakaynaklı

Öne çıkanlar

  • AHA'lar suda çözünür ve cildin yüzeyinde çalışır; donuk, kuru ve pürüzlü ciltte ton eşitlemek için tercih edilir.
  • BHA ailesinin pratikte tek üyesi salisilik asittir; yağda çözündüğü için gözeneğin içine girebilir, yaygın derişimi yüzde 1-2'dir.
  • PHA'lar en nazik ailedir; molekülleri büyük olduğu için batma ve kızarıklık riski düşüktür, hassas cilde uygundur.
  • Makul başlangıç aralıkları AHA'da yüzde 5-8, BHA'da yüzde 1-2, PHA'da yüzde 3-10'dur; haftada 1-2 gece ile başlanır.
  • Özellikle AHA'lar cildi güneşe duyarlı hale getirir ve bu duyarlılık günlerce sürebilir; her sabah güneş kremi şarttır.
İçindekiler

Kimyasal peeling asitleri, ölü deriyi ovmadan (fiziksel peeling olmadan) nazikçe çözerek cildi pürüzsüzleştiren aktiflerdir. Etikette üç ana aile görürsün: AHA, BHA ve PHA. Üçü de 'asit' ama davranışları farklıdır; doğru seçim cilt tipine göre değişir. Bu rehber üçünü sade bir dille ayırır.

Önce şunu anlayalım: peeling tam olarak neyi yapıyor?

Cildin en dış katmanı sürekli yenilenir. Alttan üretilen hücreler yukarı doğru ilerler, yassılaşır ve en üstte cansız bir tabaka oluşturur. Sağlıklı bir ciltte bu yolculuk yaklaşık dört haftada tamamlanır; yaş ilerledikçe, güneş hasarı biriktikçe ve bazı cilt sorunlarında döngü yavaşlar. Yavaşladığında cansız hücreler yüzeyde birikir, ışığı düzensiz yansıtır, cilt donuk ve pürüzlü görünür, üstüne sürülen nemlendirici de daha zor emilir. Kimyasal asitler bu hücreleri birbirine tutturan yapıştırıcı bağları gevşetip dökülmeyi kolaylaştırır. Tanecikli ürünlerle yapılan mekanik peelingden temel farkı budur: basınç uygulamadan, cildi çizme riski taşımadan ve daha eşit biçimde çalışır.

AHA: yüzey için (glikolik, laktik asit)

AHA'lar (alfa hidroksi asitler) suda çözünür ve cildin YÜZEYİNDE çalışır. En bilinenleri glikolik asit (küçük molekül, güçlü) ve laktik asit (daha büyük molekül, daha nazik). Donuk görünen, kuru, pürüzlü ciltte ton eşitlemek ve ışıltı kazandırmak için ilk akla gelen ailedir. Glikolik asit güçlü olduğu kadar tahriş edebilir; laktik asit yeni başlayan kuru ciltler için daha güvenli bir ilk adımdır.

AHA ailesinin üyeleri birbirinin aynısı değil

AHA raflarda tek bir madde gibi anılır ama üyeleri arasında ciddi fark vardır. Glikolik asit ailenin en küçük molekülüdür; hızlı ilerler, sonucu erken gösterir, karşılığında tahriş ihtimali de en yüksek olandır. Laktik asit daha iri bir moleküldür, yavaş çalışır ve yanında nem çekici bir özellik getirir; kuru ciltte bu yüzden tercih edilir. Mandelik asit ailenin en iri üyesidir, cilde ağır ağır nüfuz eder ve koyu tenlerde daha temkinli bir seçenek sayılır. Sitrik, malik ve tartarik asitler ise ürünlerin çoğunda peeling yapsın diye değil, formülün asitliğini ayarlamak için bulunur; adlarını gördün diye o ürüne peeling muamelesi yapmak yanıltır.

BHA: gözenek için (salisilik asit)

BHA ailesinin pratikte tek üyesi salisilik asittir. Farkı şu: yağda çözünür, yani ciltteki sebumu geçip GÖZENEĞİN İÇİNE girebilir. Bu yüzden siyah nokta, gözenek tıkanıklığı ve sivilceye eğilimli yağlı ciltlerin klasik tercihi budur. Ek olarak yatıştırıcı bir yanı vardır; kızarık sivilcede AHA'dan daha rahat tolere edilir. Yaygın derişim %1-2'dir.

Salisilik asitle ilgili iki pratik ayrıntı

Birincisi temas süresi. Yüzde iki salisilik asit taşıyan bir temizleyici otuz saniyede durulanır ve ciltte kalan iş çok azdır; aynı oranı taşıyan bir tonik ya da serum ise saatlerce yüzde durur. Aynı yüzde, ürün tipine göre bambaşka bir güç demektir; kutudaki sayıyı tek başına okumak bu yüzden eksik kalır. İkincisi tolerans. Salisilik asit iltihaplı sivilcede pek çok kişi tarafından AHA'lara göre daha rahat karşılanır, çünkü molekülün kendisi sakinleştirici bir karaktere sahiptir. Buna karşılık aspirin ve benzeri salisilat türevlerine karşı bilinen bir duyarlılığın varsa, bu ürünleri rutinine katmadan önce eczacına danışman yerinde olur.

PHA: hassas cilt için (glukonolakton, laktobiyonik asit)

PHA'lar (poli hidroksi asitler) bu işin en nazik üyeleridir. Molekülleri büyüktür, cilde yavaş ve yüzeysel etki eder; batma ve kızarıklık riski belirgin şekilde düşüktür. Üstelik nem çekici yanları vardır. AHA'yı tolere edemeyen hassas, kuru ya da bariyeri yıpranmış ciltler için mantıklı seçenek PHA'dır. Etkisi daha yavaş gelir; sabır ister.

Üç aileyi yan yana koyalım

AileÖrnek maddeÇözünürlükÇalıştığı yerMakul başlangıçEn çok yakıştığı cilt
AHAGlikolik, laktik, mandelik asitSudaYüzey%5-8Donuk, kuru, pürüzlü
BHASalisilik asitYağdaYüzey ve gözenek içi%1-2Yağlı, siyah noktalı, sivilceye eğilimli
PHAGlukonolakton, laktobiyonik asitSudaYüzeyin en üst kısmı%3-10Hassas, kolay kızaran, asitte yeni

Hangisi kime? Kısa özet

  • Donuk, pürüzlü, kuru cilt ve ton eşitsizliği: AHA (başlangıç için laktik asit).
  • Yağlı cilt, siyah nokta, gözenek ve sivilce eğilimi: BHA (salisilik asit).
  • Hassas, kolay kızaran ya da asitlere yeni başlayan cilt: PHA.
  • Karma cilt: bölgesel kullanım ya da düşük derişimli tek ürün; aynı gece ikisini üst üste sürmek şart değil.

Etikette nasıl görünürler?

İçindekiler listesinde bu asitler İngilizce INCI adlarıyla yazılır: AHA ailesi için glycolic acid, lactic acid, mandelic acid; BHA için salicylic acid; PHA için gluconolactone ve lactobionic acid. Bir püf noktası: maddenin listenin başında olması derişimin yüksek olduğuna işarettir, sonlarda olması ise genelde pH ayarı ya da düşük dozlu destek anlamına gelir. Yani 'glikolik asitli' yazan her ürün gerçek bir peeling etkisi vermez; sıra ve derişim beyanına birlikte bakmak gerekir.

Yüzdenin söylemediği kısım: pH ve serbest asit

Bir asidin gerçekte ne kadar çalıştığını belirleyen tek şey ambalajdaki yüzde değildir. Formülün pH değeri de en az onun kadar belirleyicidir, çünkü asit ancak yeterince asidik bir ortamda serbest halde bulunur ve iş görür. Ortam nötre yaklaştıkça aynı yüzde çok daha yumuşak davranır. Bu yüzden iki farklı markadaki yüzde beş glikolik asit ciltte iki farklı güçte hissedilebilir ve kullanıcı yorumları birbirini tutmaz. Ürünlerin çoğu pH değerini yazmaz; yazanlar genelde şeffaflığa önem veren markalardır. Kısaltmaların temelini tazelemek istersen AHA ve BHA nedir sayfasına bakabilirsin.

Rutindeki sırası ve sıklığı

Asit, temizlikten sonra ve nemlendiriciden önce gelir; cilt kuruyken uygulanır. Haftada tek geceyle başlayıp iki hafta boyunca tepkiyi izlemek, doğrudan gün aşırıya geçmekten çok daha az sorun çıkarır. Gerginlik, kızarıklık ve suyla temasta batma hissi çok kullandığının işaretidir; böyle bir durumda birkaç gün ara verip yalnız nemlendirmeye dönmek en pratik çözümdür. Güçlü aktifleri aynı geceye yığmamayı alışkanlık haline getir: asit bir gece, retinoid başka bir gece. Niasinamit ile asidin bir arada kullanılamayacağı yaygın bir söylentidir; günümüz formüllerinde ikisinin aynı üründe buluşmasına sıkça rastlanır.

Sonuç ne zaman görünür?

Beklenti yönetimi burada işin yarısıdır. Yüzeyin daha pürüzsüz hissedilmesi genelde ilk birkaç uygulamada fark edilir, çünkü bu tamamen üst tabakayla ilgilidir. Buna karşılık ton eşitliği, leke görünümü ve gözenek görüntüsü gibi konular hücre döngüsünün birkaç turunu ister; yani haftalarla ölçülen bir süre. Ürünü on gün deneyip 'işe yaramadı' diye rafa kaldırmak, en sık yapılan değerlendirme hatasıdır. Öte yandan iki ay düzenli kullanıma rağmen hiçbir değişiklik yoksa, sorun sende değil formülde olabilir: derişim düşük ya da asit listenin en sonunda duruyor olabilir.

Nasıl başlanır ve güneş uyarısı

Altın kural: düşük derişim, seyrek kullanım. Haftada 1-2 gece ile başla, cildin tepkisine göre yavaşça artır; retinol gibi diğer güçlü aktiflerle aynı geceye sıkıştırma. AHA'da %5-8, BHA'da %1-2, PHA'da %3-10 makul başlangıç aralıklarıdır. En kritik nokta ise güneştir: özellikle AHA'lar cildi güneşe karşı daha duyarlı hale getirir ve bu duyarlılık kullanımdan sonra günlerce sürebilir. Asit kullandığın dönemde her sabah güneş kremi şarttır; aksi halde ton eşitlemek için kullandığın ürün leke riskini artırabilir. Bir ürünün içinde hangi asidin hangi sırada olduğunu görmek istersen etiketini taratabilirsin.

Doğru bilinen yanlışlar

  • Karıncalanma etkinin kanıtı değildir. Hafif ve kısa süren bir his olağan sayılır ama batma sürüyorsa bu, bariyerin zorlandığını gösteren bir uyarıdır.
  • Asitler cildi inceltmez. İş cansız hücre tabakasında olur; canlı alt katmanlar hedefte değildir. 'Sürekli kullanırsam derim incelir' kaygısı bu yüzden yersizdir.
  • Meyveden geliyor olması daha güvenli olduğu anlamına gelmez. Laboratuvarda üretilen laktik asitle sütte oluşan laktik asit aynı moleküldür ve cilt ikisini ayırt etmez.
  • Yüksek yüzde daha iyi sonuç demek değildir. Tahriş olmuş bir cilt hiçbir aktiften beklenen faydayı göremez, üstelik iyileşmesi haftalar alır.
  • Yağlı cilt her gün asit kaldırır diye bir kural yoktur. Yağ üretiminin fazla olması tahrişe karşı zırh değildir.

Sık düşülen hatalar

  • Aynı gece hem asit sürüp hem tanecikli bir ürünle ovmak; iki yöntem üst üste binince yüzey fazlasıyla zorlanır.
  • Yeni bir asidi ilk denemede yüzün tamamına uygulamak. Çene kenarında küçük bir alanda birkaç gün denemek çok daha temkinli bir başlangıçtır.
  • Farklı iki üründe aynı asidin bulunduğunu fark etmemek. Temizleyicide ve tonikte salisilik asit varsa dozu farkında olmadan ikiye katlamış olursun.
  • Cilt zaten kızarmışken 'alışır' diyerek devam etmek.
  • Sabah asit sürüp gün içinde güneş korumasını atlamak.
  • Her hafta ürün değiştirip hiçbirine yeterli süre tanımamak; bu durumda hangi ürünün ne yaptığını anlamak imkânsız hale gelir.

Rafta 30 saniyede neye bakmalı

  • Ürünün adına değil, içindekiler listesinde asidin kaçıncı sırada durduğuna bak.
  • Kutuda bir yüzde beyanı var mı, varsa hangi asit için verildiği yazıyor mu?
  • Ürün durulanıyor mu yoksa ciltte kalıyor mu? Aynı yüzde bu iki durumda apayrı anlam taşır.
  • Kutuda birden fazla asit varsa toplam yükün arttığını hesaba kat; üç asidin düşük yüzdeleri toplanır.
  • Ambalajda güneş duyarlılığına dair bir uyarı var mı? Ciddi bir formül bunu yazmaktan kaçınmaz.

Bu seçim kimin için daha kritik?

Peeling asidi herkesin rutininde bulunmak zorunda değildir. Cildin pürüzsüz ve sorunsuzsa bu adımı hiç eklemeden de gayet iyi bir bakım kurabilirsin; temizlik, nemlendirme ve güneş koruması üçlüsü zaten işin omurgasıdır. Buna karşılık bazı gruplar için doğru aileyi seçmek çok daha fazla fark yaratır:

  • Hassas ve kolay kızaran ciltler: PHA ile başlamak ve seyrek kullanmak mantıklıdır; ayrıntıları hassas cilt rehberimizde topladık.
  • Koyu ten tonları: tahrişten sonra koyu iz kalma eğilimi daha yüksektir, bu yüzden yavaş ilerlemek doğrudan sonucu etkiler.
  • Hamilelik ve emzirme dönemindekiler: salisilik asit dahil aktifler için kararı hekimle birlikte vermek gerekir.
  • Reçeteli akne tedavisi görenler: kullanılan ilaçlar zaten yenilenmeyi hızlandırır, üstüne asit eklemek tahrişi büyütebilir.
  • Gün boyu açık havada çalışanlar: güneş koruması alışkanlığı oturmadan asit eklemek, beklenenin tam tersi bir sonuç verebilir.

Aynı asitler gıda etiketinde ne yapıyor?

Bu adlar kozmetik reyonuyla sınırlı değil. Laktik asit yoğurdun, turşunun ve ekşi mayalı ekmeğin doğal ürünüdür; gıda etiketlerinde E270 koduyla asitlik düzenleyici olarak geçer. Sitrik asit E330 olarak neredeyse her meyveli üründe, malik asit E296 olarak ekşi şekerlemelerde bulunur. Yani ciltte cansız hücreyi çözen molekülle bir kavanozun tazeliğini koruyan molekül aynı olabilir; işi belirleyen ad değil, ortam ve miktardır. Bu kodların mantığını E-kodu nedir sayfasında anlattık.

Kısacası

Üç aileyi tek cümleyle ayırmak gerekirse: AHA yüzeyi tazeler, BHA gözeneğin içine girer, PHA aynı işi en yavaş ve en nazik yoldan yapar. Doğru seçim ürünün fiyatıyla değil cildinin verdiği tepkiyle belirlenir ve bu işte az kullanmak çoğu zaman çok kullanmaktan daha iyi sonuç verir. Buradaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; inatçı sivilce, rozasea ya da tanısı konmuş bir cilt sorunun varsa kararı hekiminle veya eczacınla birlikte vermek en doğrusudur.

Sık sorulanlar

AHA ve BHA'yı aynı gece birlikte kullanabilir miyim?

Teknik olarak mümkün ama yeni başlayan biri için gereksiz bir risktir. İkisini üst üste sürmek toplam asit yükünü artırır ve tahriş ihtimalini yükseltir. Daha akıllıca yol, günleri ayırmak ya da bölgesel kullanmaktır: alın ve burun bölgesine BHA, yanaklara AHA gibi. Cildin ikisine de uzun süredir sorunsuz alışkınsa ve ürünlerin derişimleri düşükse birleştirmek düşünülebilir, ama tepki gelirse ilk azaltılacak şey budur.

Peeling asidini sabah mı akşam mı kullanmalıyım?

Akşam kullanımı çoğu kişi için daha pratiktir, çünkü gündüz güneşe maruz kalma ihtimali sıfırlanır ve cilt gece boyunca rahat bırakılır. Sabah kullanmak yasak değildir ama o gün güneş koruması artık tercih değil zorunluluk haline gelir. Durulanan bir temizleyicideki düşük dozlu asit sabah için genelde sorun çıkarmaz; ciltte kalan tonik ve serumları geceye almak daha güvenli bir alışkanlıktır.

Hangi sıklıkla kullanmak yeterli?

Haftada bir geceyle başlayıp cildin izin verdiği ölçüde ikiye ya da üçe çıkmak yaygın bir yaklaşımdır. Çoğu cilt için haftada iki ya da üç kez, günlük kullanımdan daha iyi bir denge sunar. Sıklığı belirleyen tek ölçüt cildin tepkisidir: gerginlik, pul pul dökülme ya da su değince batma varsa aralık açılmalıdır. Hedef en sık kullanmak değil, tahriş olmadan sürdürülebilir bir düzen kurmaktır.

PHA gerçekten AHA'dan daha mı zayıf?

Daha zayıf değil, daha yavaş demek daha doğru olur. PHA molekülleri iri olduğu için cilde daha ağır ilerler; bu yüzden aynı sürede AHA kadar belirgin bir fark yaratmayabilir. Buna karşılık tahriş ihtimali düşüktür ve nem çekici özelliği vardır, yani hassas ciltte sürdürülebilir bir seçenektir. Uzun vadede düzenli kullanılan nazik bir ürün, birkaç kullanımda bırakılan güçlü bir üründen daha çok iş görür.

Etiketteki yüzde yazmıyorsa ne yapmalıyım?

Yüzde beyanı yasal bir zorunluluk değildir, bu yüzden pek çok üründe bulunmaz. Böyle durumlarda içindekiler listesindeki sıra en iyi ipucudur: asit ilk beş maddenin arasındaysa formülde ciddi bir yer tutuyor demektir, listenin dibindeyse büyük olasılıkla destek rolündedir. Ürünün kullanım talimatı da fikir verir; 'haftada iki kez' diyen bir ürün, 'her gün' diyene göre genelde daha yüklüdür.

Peeling asidi kullanırken cildim soyulursa devam etmeli miyim?

Hafif ve kısa süren bir pürüzlenme ilk haftalarda görülebilir, ama gözle görülür soyulma, kızarıklık ve yanma hissi durmak için yeterli sebeptir. Bu tabloda yapılacak şey asidi bırakıp birkaç gün sade bir nemlendirici ve güneş korumasıyla devam etmektir; cilt toparladıktan sonra daha düşük sıklıkla dönülebilir. Şikayet günlerce sürüyor ya da şişlik, kabuklanma gibi belirtiler ekleniyorsa bu genel tavsiyelerin sınırı aşılmıştır, hekime danışmak gerekir.

Bu yazıyı okudun, şimdi kendi ürününe bak

Elindeki ürünün barkodunu okut ya da etiketinin fotoğrafını çek; içindekileri kaynaklara göre değerlendirip cilt tipine ve beslenme profiline göre puanlayalım.

Yazar hakkında

Samet Basınlı

Kurucu, Ne İçerir?

Ne İçerir?'in kurucusu. Gıda ve kozmetik etiketlerini açık kaynaklara (AB CosIng, EFSA, WHO, Bakanlık listeleri) dayanarak sade Türkçeyle anlatıyor. Amaç korkutmak değil, etiketi çevirip kendi kararını verebilmeni sağlamak.

Yazar hakkında daha fazlası

Bunlar da ilgini çekecek

Etiketi çevirmeden önce okumaya değer

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye değildir.