İçindekiler listesi nasıl okunur?
Öne çıkanlar
- İçindekiler miktara göre çoktan aza sıralanır; ilk 3-5 madde ürünün özünü belirler, sondakiler genelde çok küçük oranlardadır.
- Bir meyveli üründe meyve listenin en sonundaysa, o üründe neredeyse hiç meyve yok demektir.
- Kozmetikte adlar INCI sistemiyle yazılır: Aqua su, Parfum koku, Glycerin nemlendiricidir; bitkiler Latince adlarıyla geçer.
- Gıdada alerjenler genelde kalın yazılır; şekerin glukoz-fruktoz şurubu, dekstroz gibi farklı adları olduğunu unutmamak gerekir.
- Listenin sonundaki koku alerjenleri, koruyucular ve boyalar küçük oranlıdır ama hassas ciltte etkisi küçük olmayabilir.
İçindekiler
İçindekiler listesi rastgele yazılmaz: maddeler miktara göre çoktan aza sıralanır. Bu tek kuralı bilmek, hem gıda hem kozmetik etiketinin yarısını çözer. Kalan yarısı ise adların ne anlama geldiğini ve listenin neresine bakılacağını bilmektir.
Bir ürünün arkasındaki uzun liste ilk bakışta caydırıcı görünür. Ama o liste, paketin ön yüzündeki her iddiadan daha dürüsttür: ön yüz pazarlamaya, arka yüz mevzuata tabidir. Aşağıdaki kurallar, arka yüzü birkaç saniyede okunur hale getiriyor.
Kural 1: Sıra miktara göredir
Hem gıdada hem kozmetikte içindekiler, üründe en çok bulunandan en aza doğru sıralanır. Yani ilk üç ile beş madde ürünün gerçekte ne olduğunu söyler; gerisi ayrıntıdır. Bir nemlendiricinin 'Aqua' ile, bir bisküvinin 'buğday unu' ile başlaması normaldir.
Bu kuralın en pratik kullanımı, paketin ön yüzündeki iddiayı sınamaktır. 'Meyveli' bir üründe meyve listenin en sonundaysa, o üründe neredeyse hiç meyve yoktur. 'Yoğurtlu' bir soste yoğurt beşinci sıradaysa, sosun ağırlığı başka bir şeydir.
Kozmetikte önemli bir istisna var: yüzde birin altındaki maddeler istenen sırada yazılabilir. Yani o noktadan sonra sıralama miktar hakkında ipucu vermez ve bu sınırın nerede başladığı üründen ürüne farklıdır. Bu yüzden 'reklamda öne çıkarılan aktif listenin sonunda' görüntüsü, o maddenin eser miktarda olduğuna işaret eder.
Kural 2: Aynı şey farklı adlarla yazılabilir
Etiket okumayı zorlaştıran en yaygın durum, tek bir kavramın birden çok adla geçmesidir. Şeker bunun en bilinen örneğidir: tek bir üründe üç farklı şeker kaynağı ayrı ayrı listelenirse, hiçbiri ilk sıraya çıkmaz ama toplamı yüksek olabilir.
| Etikette gördüğün | Aslında ne | Sık geçtiği yer |
|---|---|---|
| Glukoz-fruktoz şurubu | Şeker | İçecek, sos, bisküvi |
| Dekstroz | Şeker (glukoz) | Şarküteri, hazır çorba |
| İnvert şeker şurubu | Şeker | Kek, gofret, dolgulu ürünler |
| Meyve suyu konsantresi | Şeker kaynağı | 'Şeker ilavesiz' ürünler |
| Maltodekstrin | Hızlı sindirilen karbonhidrat | Cips çeşnisi, hazır toz karışım |
Aynı mantık tuz için de geçerlidir: sodyum içeren katkılar (sodyum bikarbonat, sodyum nitrit, monosodyum glutamat) etikette 'tuz' diye geçmez ama toplam sodyuma katkı yapar. Kozmetikte de benzer bir durum vardır; koku bileşenleri hem 'Parfum' altında toplanır hem de bazıları ayrıca adlarıyla yazılır. Şekerin adlarını glukoz-fruktoz şurubu sayfasında ayrıntılı topladık.
Kural 3: Kozmetikte adlar INCI sistemiyle yazılır
Kozmetik etiketleri INCI adı verilen uluslararası bir adlandırma standardına uyar. Amaç, aynı maddenin farklı ülkelerde aynı adla geçmesidir. Bu yüzden su 'Aqua', koku 'Parfum', gliserin 'Glycerin' olarak yazılır.
Sistem üç farklı adlandırma kullanır ve bunu bilmek listeyi çok daha okunur hale getirir. Bitkisel içerikler Latince botanik adıyla geçer: 'Butyrospermum Parkii' shea yağı, 'Olea Europaea Fruit Oil' zeytinyağıdır. Renk maddeleri CI ile başlayan numaralarla gösterilir. Geri kalanlar ise kimyasal ya da ticari adlarıyla yazılır.
Buradan çıkan pratik ders şu: yabancı ve uzun görünen bir ad, tehlike işareti değildir. 'Tocopherol' E vitamini, 'Ascorbic Acid' C vitaminidir. Adın yabancılığı ile maddenin niteliği arasında bir ilişki yoktur.
Kural 4: Gıdada alerjenler vurgulanır
Gıda etiketlerinde alerjenler, içindekiler listesi içinde kalın yazı ya da farklı bir biçimle vurgulanmak zorundadır. Bu, alerjisi olan biri için listenin en önemli özelliğidir: tüm listeyi okumadan, vurgulanan kelimelere bakarak hızlı bir eleme yapılabilir.
Alerjen bazen beklenmedik bir adın arkasında durur: kazein ve peyniraltı suyu süt, albumin yumurta, lesitin çoğu zaman soya kaynaklıdır. Ayrıca 'içerir' ile 'içerebilir' aynı şey değildir. 'İçerir' kesin bilgidir; 'içerebilir' ise aynı üretim hattından gelen çapraz bulaşma ihtimalini anlatan gönüllü bir uyarıdır. Şiddetli alerjide ikincisi de dikkate alınır.
Kural 5: Listenin sonundaki küçük yazılar
Listenin sonunda oranı küçük ama etkisi küçük olmayan maddeler bulunur: koku alerjenleri, koruyucular, renk maddeleri. Hassas ya da alerjik bir cilt için bu son satırlar, ilk satırlardan daha belirleyici olabilir. Oranın küçük olması etkinin küçük olacağı anlamına gelmez.
Kozmetikte bilinen koku alerjenleri, belirli bir derişimin üzerinde kullanıldıklarında ayrıca adlarıyla yazılır. Bu yüzden listede Limonene, Linalool, Citronellol, Geraniol gibi adlar görürsün. Bunlar çoğunlukla limon, lavanta ve gül gibi doğal yağların kendi bileşenleridir; zehir değildirler ama kozmetikte alerjik temas reaksiyonlarının en sık sebebi kokudur.
Yüzde beyanları: bir içerik ne kadar var?
Gıdada, bir içerik ürünün adında geçiyorsa ya da etikette resimle vurgulanıyorsa, miktarının yüzde olarak belirtilmesi beklenir. 'Fındıklı gofret' diyorsa fındığın yüzdesi yazmalıdır. Bu, iddiayı sınamanın en doğrudan yoludur: ürün adı fındığı öne çıkarırken oran yüzde iki ise, iddia ile içerik arasındaki mesafe görünür hale gelir.
Kozmetikte ise böyle bir zorunluluk yoktur; aktif madde oranı çoğu zaman yazmaz. O yüzden kozmetikte oranı tahmin etmenin tek yolu sıralamadır: reklamda öne çıkarılan madde ilk beş altı sırada değilse, oranı düşüktür.
Gıda ve kozmetik: aynı kural, farklı vurgu
| Konu | Gıdada | Kozmetikte |
|---|---|---|
| Sıralama | Miktara göre azalan | Miktara göre azalan; %1 altı serbest |
| Adlandırma | Yaygın ve yerel adlar | INCI (Latince ve kimyasal adlar) |
| Alerjen | Kalın yazıyla vurgulanır | Koku alerjenleri ayrıca yazılır |
| Renk maddesi | E-kodu ile | CI numarası ile |
| Miktar beyanı | Öne çıkarılan içerik için yüzde | Genelde belirtilmez |
Beslenme tablosu ile içindekiler listesi farklı şeylerdir
Gıda ambalajında iki ayrı bilgi bloğu bulunur ve karıştırılmamaları gerekir. İçindekiler listesi ürünün neyden yapıldığını söyler; beslenme tablosu ise 100 gramda ne kadar enerji, yağ, karbonhidrat, şeker, protein ve tuz olduğunu sayı olarak verir.
İkisi birbirini tamamlar. Beslenme tablosundaki 'şeker' satırı doğal ve eklenmiş şekeri ayırmaz; hangisinin eklendiğini yalnızca içindekiler listesinden anlarsın. Tersine, içindekiler listesi bir maddenin ne kadar olduğunu söylemez; miktarı beslenme tablosundan okursun. Gerçek okuma ikisini yan yana koymakla olur.
Örnek bir okuma: iki meyveli yoğurt
Aynı raftaki iki ürünün etiketi pratikte şöyle karşılaştırılır:
| Bakılan yer | Ürün A | Ürün B |
|---|---|---|
| İlk madde | Yoğurt | Yoğurt |
| İkinci madde | Şeker | Meyve püresi |
| Meyve oranı (yüzde beyanı) | %4 | %12 |
| 100 gramda şeker | 13 g | 9 g |
| Katkılar | Aroma, renk maddesi, kıvam artırıcı | Kıvam artırıcı |
İki ürün de 'meyveli yoğurt' adını taşır ve ön yüzleri birbirine benzer. Farkı gösteren üç şey vardır: ikinci maddenin ne olduğu, yüzde beyanı ve katkı sayısı. Bu üç noktaya bakmak çoğu kategoride yeterlidir.
E-kodları listeyi kısaltır, gizlemez
Gıda etiketinde katkılar ya adıyla ya da E-kodu ile yazılabilir; ikisi de aynı maddedir. 'E330' ile 'sitrik asit' aynı şeydir. Kod kullanılması bir şeyin saklandığı anlamına gelmez, sadece listeyi kısaltır.
Kodun yanında çoğu zaman işlevi de yazar: koruyucu, antioksidan, renklendirici, kıvam artırıcı. Bu işlev etiketi, kodu ezberlemeden ne iş yaptığını anlamanı sağlar. Kodların tek tek ne anlama geldiğini E-kodu temelleri sayfasında topladık.
Türkiye raflarında ne değişir?
Türkiye'deki etiketleme kuralları büyük ölçüde AB düzenlemeleriyle uyumludur: sıralama, alerjen vurgusu ve katkı kodları aynı mantıkla çalışır. Pratikte gördüğün fark daha çok adlandırmadadır; aynı katkı bir üründe adıyla, başkasında E-kodu ile geçebilir.
İthal ürünlerde etiketin üzerine yapıştırılmış Türkçe çeviri bulunur ve çeviride sıralama korunmalıdır. Kendi raflarımızda ne çıktığına dair topladığımız veriyi Türk raflarında ne var raporunda paylaştık.
Sık yapılan hatalar
- Uzun listeyi otomatik olarak kötüye yormak: madde sayısı kaliteyi göstermez; güneş kremi ve makyaj ürünleri zaten uzun listeyle gelir.
- Kimyasal adı tehlike sanmak: 'Sodium Chloride' tuzdur, 'Tocopherol' E vitaminidir.
- Ön yüzdeki iddiaya güvenip arkayı okumamak: ikisi çeliştiğinde doğru olan arka yüzdür.
- Tek bir maddeye bakıp ürünü elemek: etkiyi belirleyen genelde oran ve formülün bütünüdür.
- Listenin sonunu atlamak: koku alerjenleri ve koruyucular oradadır ve hassas ciltte belirleyici olabilir.
30 saniyede etiket okuma
- İlk beş maddeye bak: ürünün gerçekte neyden yapıldığını orası söyler.
- Şeker ve tuzun farklı adlarını ara; birden fazla şeker kaynağı ayrı ayrı listelenmiş olabilir.
- Alerjin varsa önce vurgulanmış kelimelere, sonra 'içerebilir' notuna bak.
- Kozmetikte ürün adında geçen aktifin listede nerede durduğuna bak.
- Listenin son üç satırını da oku: koku, koruyucu ve boya oradadır.
Kimler için hangi satır önemli?
Aynı liste herkese aynı şeyi anlatmaz; hangi satırın belirleyici olduğu okuyanın durumuna göre değişir. Aşağıdaki eşleştirme, listenin neresinden başlanacağını kısaltıyor.
- Gıda alerjisi olanlar: önce vurgulanmış kelimeler, sonra 'içerebilir' notu. Alerjen etiketinin ayrıntısını alerjen etiketi yazısında topladık.
- Şeker alımını izleyenler: ilk beş madde ve şekerin farklı adları; aynı üründe birden çok şeker kaynağı ayrı ayrı yazılmış olabilir. Adların tam dökümü şekerin farklı adları yazısında.
- Hassas ve alerjik cilt: listenin son üç satırı; koku bileşenleri ve koruyucular oradadır.
- Küçük çocuğu olanlar: hem alerjen vurgusu hem porsiyon başına şeker ve tuz; aynı miktar, çocuğun vücut ağırlığına göre daha yüksek bir düzeye karşılık gelir.
- Beslenme tercihi ya da inanç gereği kaçınanlar: jelatin, kaynağı belirtilmemiş mono ve digliseritler ve bazı katkılar hayvansal kaynaklı olabilir; belirsizse üreticiye sormak en kesin yoldur.
Ön yüzdeki iddia, arka yüzdeki karşılığı
Paketin ön yüzündeki ifadelerin bir kısmı mevzuatla tanımlıdır ve belirli bir eşiğe bağlıdır; bir kısmı ise serbest pazarlama dilidir. Aradaki farkı bilmek, hangi iddianın sınanmaya değer olduğunu gösterir.
| Ön yüzde yazan | Ne anlama gelir | Arkada nereye bakılır |
|---|---|---|
| Şeker ilavesiz | Şeker eklenmemiştir; doğal şeker ya da meyve konsantresi bulunabilir | Beslenme tablosundaki şeker satırı |
| Light, hafifletilmiş | Aynı kategorideki benzerine göre belirli oranda azaltılmış demektir | Neyin azaldığı ve karşılığında ne eklendiği |
| Doğal içerikli | Dar bir tanımı yoktur ve oran belirtmez | İlgili maddenin listedeki sırası |
| Dermatolojik olarak test edilmiş | Test yapıldığını söyler, sonucun ne çıktığını değil | Koku ve koruyucu satırları |
| Hipoalerjenik | Ortak bir eşiği yoktur; alerji riskini sıfırlamaz | Bilinen koku alerjeni adları |
| Kaynağıdır, zenginleştirilmiştir | Belirli bir besin ögesi eşiğine bağlıdır | Beslenme tablosundaki ilgili satır |
Tablodaki her satırın ortak dersi aynı: ön yüz bir iddia sunar, arka yüz onu sınar. İkisi çelişmiyorsa iddia muhtemelen dürüsttür; çelişiyorsa karar verirken arka yüz esas alınır. Kozmetikte 'test edilmiş' ve 'hipoalerjenik' gibi ifadelerin ortak bir ölçütü olmadığını akılda tutmak, gereksiz fiyat farkından da korur.
Bir şampuan etiketini baştan sona okumak
Kuralları bir kozmetik örneğinde birleştirelim. Tipik bir şampuanın listesi şöyle başlar: Aqua, Sodium Laureth Sulfate, Cocamidopropyl Betaine, Sodium Chloride, Parfum. İlk madde sudur ve bu beklenen bir şeydir. İkinci sıradaki temizleyici ürünün karakterini belirler; köpük yapısı ve sertliği büyük ölçüde oradan gelir. Üçüncü sıradaki ikinci temizleyici genelde ilkinin sertliğini dengelemek için konur. Dördüncü sıradaki tuz kıvam ayarlar. Beşinci sıradaki koku ise oran olarak küçüktür ama hassas kafa derisinde belirleyici olabilir.
Buradan iki sonuç çıkar. Birincisi, sülfatsız bir ürün arayan biri için asıl bakılacak yer ikinci sıradır, ön yüzdeki ibare değil; sülfatların ne olduğunu ve türleri arasındaki farkı SLS madde sayfasında topladık. İkincisi, listenin uzunluğu tek başına bir şey söylemez: yukarıdaki beş maddeye bir koruyucu, bir asitlik düzenleyici ve birkaç bakım maddesi eklendiğinde liste on beş satıra çıkar ama ürünün karakteri değişmez. Uzun liste kötü ürün değil, çoğu zaman yalnızca daha ayrıntılı formül demektir.
Listede görünmeyenler
İçindekiler listesi her şeyi anlatmaz ve neyi anlatmadığını bilmek de okumanın bir parçasıdır. Üretim sırasında kullanılan ama son üründe kalmayan işlem yardımcıları listede yer almayabilir. Kozmetikte maddelerin oranı yazmaz. Gıdada ise bir maddenin ne kadarının doğal olarak bulunduğu, ne kadarının sonradan eklendiği listeden okunmaz; bunun için beslenme tablosuyla birlikte bakmak gerekir.
Buna karşılık listede bulunması gereken ama gözden kaçan işaretler vardır. Nano boyutlu bileşenler, adlarının yanında parantez içinde nano ibaresiyle belirtilir. İthal bir üründe Türkçe çeviri etiketi asıl listenin üzerine yapıştırılmış olabilir; çevirinin sırayı koruması beklenir, yine de iki listeyi karşılaştırmak iyi bir alışkanlıktır. Bir de aynı markanın aynı ürününün farklı paketlerde farklı liste taşıması vardır: üretici formülü güncellemiş olabilir ve raf döngüsü nedeniyle iki sürüm bir süre yan yana durabilir. Böyle bir durumda elindeki paketin listesi geçerlidir.
Etiket okuma alışkanlığını nasıl kurarsın?
Etiket okumayı tek seferde öğrenilecek bir bilgi gibi değil, yerleşen bir alışkanlık gibi düşünmek daha gerçekçi. Pratik bir yol, her alışverişte yalnızca bir kategoriye odaklanmaktır: bu hafta kahvaltılık gevrekler, gelecek hafta yoğurtlar, sonraki hafta şampuanlar. Bir kategorideki üç dört ürünü yan yana okuduğunda o kategorinin tipik yapısı hızla oturur ve bir dahaki sefere aynı raf birkaç saniyede okunur hale gelir.
İkinci pratik yol, düzenli aldığın beş on ürünü bir kez ciddi biçimde okuyup karar vermektir. Sepetin büyük kısmı genelde bu az sayıda üründen oluşur, dolayısıyla asıl kazanç oradadır; her alışverişte her paketi çevirmeye gerek kalmaz. Üçüncü yol ise not tutmaktır: cildinde ya da sindiriminde tekrarlayan bir durum varsa, hangi üründe hangi maddenin bulunduğunu yazmak birkaç hafta içinde bir örüntü çıkarır. Tahminle değil kayıtla ilerlemek, hem daha az ürün elemene hem daha isabetli seçmene yarar.
Sonuç
İçindekiler listesi, bir ürün hakkında elindeki en dürüst bilgi kaynağıdır. Sıralama kuralını, adların mantığını ve listenin neresine bakılacağını bilmek, çoğu pazarlama iddiasını birkaç saniyede sınamana yeter. Kimyager olmaya gerek yok; okuma alışkanlığı yeterli.
Her maddeyi tek tek aramak yorucu olabilir. Bir ürünü taratıp içindeki maddelerin ne olduğunu sade dille görebilir, hangi kaynaklara göre değerlendirdiğimizi yöntem sayfamızdan okuyabilirsin. Temel kuralların kısa özeti için içindekiler temelleri sayfası da var.
Kaynaklar
Sık sorulanlar
İçindekiler hangi sıraya göre yazılır?
Miktara göre çoktan aza doğru sıralanır; ilk sıradakiler üründe en fazla bulunan maddelerdir. Kozmetikte yüzde birin altındakiler istenen sırada yazılabilir.
Uzun kimyasal isimler kötü müdür?
Hayır. Birçok güvenli madde de teknik ada sahiptir; 'Tocopherol' E vitamini, 'Sodium Chloride' tuzdur. İsim uzunluğu tek başına iyi ya da kötü olduğunu göstermez.
'İçerir' ile 'içerebilir' arasındaki fark ne?
'İçerir' kesin bilgidir: madde bilerek eklenmiştir. 'İçerebilir' ise aynı üretim hattından gelen çapraz bulaşma ihtimalini anlatan gönüllü bir uyarıdır; şiddetli alerjide bu da dikkate alınır.
Bir üründe ne kadar şeker olduğunu nasıl anlarım?
Beslenme tablosundaki 100 gram değerine bak: 22,5 gramın üstü yüksek, 5 gramın altı düşük sayılır. İçindekiler listesinde de şekerin farklı adlarını (glukoz-fruktoz şurubu, dekstroz, invert şeker şurubu) ayrı ayrı ara.
Kozmetikte aktif maddenin oranını nasıl tahmin ederim?
Kozmetikte oran belirtmek zorunlu değildir, o yüzden tek gösterge sıralamadır. Reklamda öne çıkarılan madde ilk beş altı sırada değilse oranı düşüktür.
Listenin sonundaki maddeler önemsiz mi?
Hayır. Oranları küçüktür ama koku alerjenleri, koruyucular ve boyalar oradadır; hassas ya da alerjik ciltte bu satırlar ilk satırlardan daha belirleyici olabilir.
Kozmetik etiketindeki '(nano)' ibaresi ne demek?
Bileşenin nano boyutta kullanıldığını belirtir ve maddenin adının yanında parantez içinde yazılır. Bu bir tehlike işareti değil, bilgi işaretidir: aynı maddenin çok küçük tanecikleri ayrı değerlendirildiği için etikette ayrıca gösterilmesi istenir.
Aynı ürünün iki paketinde neden farklı liste olabiliyor?
Üretici formülü güncellemiş olabilir. Raf döngüsü nedeniyle eski ve yeni sürüm bir süre yan yana durabilir, ithal ürünlerde ise ülkeye göre farklı sürümler bulunabilir. Karar verirken elindeki paketin üzerindeki liste geçerlidir.
İlgili sayfalar
Bu yazıyı okudun, şimdi kendi ürününe bak
Elindeki ürünün barkodunu okut ya da etiketinin fotoğrafını çek; içindekileri kaynaklara göre değerlendirip cilt tipine ve beslenme profiline göre puanlayalım.
Ücretsiz
Yazar hakkında

Samet Basınlı
Kurucu, Ne İçerir?
Ne İçerir?'in kurucusu. Gıda ve kozmetik etiketlerini açık kaynaklara (AB CosIng, EFSA, WHO, Bakanlık listeleri) dayanarak sade Türkçeyle anlatıyor. Amaç korkutmak değil, etiketi çevirip kendi kararını verebilmeni sağlamak.
Yazar hakkında daha fazlası