SKT, TETT ve PAO: tarihi geçen ürün çöp mü?
Öne çıkanlar
- Son kullanma tarihi bir güvenlik tarihidir; çiğ et, balık, taze süt gibi ürünlerde bu tarih geçtikten sonra tüketilmemelidir.
- Tavsiye edilen tüketim tarihi bir kalite tarihidir; makarna, bisküvi, konserve gibi dayanıklı ürünlerde 'en iyi halindedir' anlamına gelir.
- Kural basit: son kullanma tarihinde tarihe uy, tavsiye edilen tüketim tarihinde duyusal kontrol yap (koku, küf, şişkin ambalaj).
- Kozmetikte açık kavanoz simgesindeki '12M', ürünün açıldıktan sonra 12 ay içinde tüketilmesi gerektiğini söyler.
- Raf ömrü 30 aydan uzun kozmetiklerde tarih bulunmayabilir; bu ürünün sonsuz ömürlü olduğu anlamına gelmez, PAO süresi açıldığı anda işler.
İçindekiler
Ambalajdaki tarih, üzerinde en az düşünülen ama en çok karar verdiren bilgidir: dolabı boşaltırken, indirim rafından alırken, makyaj çantasını temizlerken hep ona bakılır. Sorun şu ki tek bir 'tarih' yoktur. Gıdada iki ayrı tarih türü, kozmetikte ise tarihin yanına eklenen bir açıldıktan sonra kullanım süresi vardır ve üçü farklı sözler verir. Bu üç sözü ayırt eden biri hem gereksiz israftan hem gereksiz riskten kurtulur.
Tarihin yazılış biçimi bile bilgi taşır
Gıdada tarihin ne kadar ayrıntılı yazıldığı, ürünün ne kadar dayanıklı olduğunu ele verir. Raf ömrü üç aydan kısa ürünlerde gün ve ay yazılır, üç ile on sekiz ay arasındakilerde ay ve yıl yeterlidir, on sekiz aydan uzun ömürlü ürünlerde ise sadece yıl yazılabilir. Yani üzerinde yalnızca bir yıl gören biri, elinde çok dayanıklı bir ürün olduğunu anlar. Ayrıca tarihin yanında saklama koşulu yazıyorsa, verilen söz o koşula bağlıdır: buzdolabında saklanması gereken bir ürün oda sıcaklığında bekletildiyse üzerindeki tarih artık geçerli bir güvence sayılmaz.
Üç etiket, üç farklı söz
| Soru | Son kullanma tarihi | Tavsiye edilen tüketim tarihi | Açıldıktan sonra süre (PAO) |
|---|---|---|---|
| Neyi anlatır | Güvenlik sınırı | Kalite sınırı | Açılmış üründe güvenli kullanım süresi |
| Hangi üründe | Çabuk bozulan gıdalar | Dayanıklı gıdalar | Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri |
| Saat ne zaman işler | Üretimden itibaren | Üretimden itibaren | Ambalajı ilk açtığın anda |
| Geçince ne yapmalı | Tüketmemek | Duyusal kontrolden geçirmek | Ürünü bırakmak |
| Görünümü ne der | Normal görünse de tarihe uyulur | Bozulma çoğu zaman fark edilir | Koku ve doku değişimi en erken uyarıdır |
Ambalaj açıldığı anda kural değişir
Paketin üzerindeki tarih, kapalı ürün için verilmiş bir sözdür. Açtığın anda o söz yerini ikinci bir kurala bırakır. Gıdada bu kural genelde etiketin bir köşesinde yazar: 'açtıktan sonra buzdolabında saklayınız ve üç gün içinde tüketiniz' gibi. Bu cümle, kapaktaki uzak tarihi geçersiz kılar; bir aylık ömrü kalan bir salça kavanozu, açıldıktan sonra o uzak tarihe kadar dayanmaz. Kozmetikte de mantık aynıdır: açık kavanoz simgesindeki süre, üretim tarihinden değil senin açtığın günden itibaren işler. Simgenin içindeki '12M' gibi bir ifade, ürünün açıldıktan sonra kaç ay içinde tüketilmesi gerektiğini söyler. Bu yüzden dolapta iki yıl kapalı bekleyen bir krem, açıldığı gün sıfırdan bir süre başlatır.
Her kozmetikte PAO simgesi olmaz
Açık kavanoz simgesini bazı ürünlerde hiç bulamazsın ve bu bir eksiklik değildir. Raf ömrü 30 aydan uzun olan kozmetiklerde ayrıca bir tarih de bulunmayabilir; bu, ürünün sonsuz ömürlü olduğu anlamına gelmez, açık kavanoz süresi yine açtığın gün işlemeye başlar. Tek kullanımlık ürünlerde (tek doz ampuller, tek kullanımlık maskeler) açıldıktan sonra bir süre tanımlamanın anlamı yoktur. Hava almayan, sıkıştırılmış ya da tüketici tarafından açılıp kapanmayan ambalajlarda da (aerosol tipi ürünler gibi) simge gerekmeyebilir. Bozulma riskinin pratikte söz konusu olmadığı bazı ürün tipleri de bu kapsamdadır. Buna karşılık su içeren, elle ya da fırçayla temas eden ürünlerde simgeyi aramak mantıklıdır: göz çevresi ürünleri, kremler, temizleyiciler ve sıvı fondötenler bu grubun başında gelir.
Bozulmayı gözle görmeden anlamak
- C vitamini içeren serumlarda rengin sarıdan turuncuya, oradan kahverengiye kayması etkinliğin azaldığının bilinen işaretidir.
- Retinol gibi ışığa ve havaya duyarlı bileşenler koyu ve hava geçirmez ambalajda satılır; ambalaj açık kaldıysa süreyi daha kısa tutmak makul olur.
- Bitkisel yağ içeren ürünlerde acımsı, boya benzeri bir koku oksidasyonun habercisidir.
- Emülsiyonlarda sulu ve yağlı fazın ayrışması, kıvamın sulanması ya da topaklanması formülün yorulduğunu gösterir.
- Gıdada kapağın şişmesi, kavanoz açılırken beklenen 'pat' sesinin gelmemesi, salamuranın bulanması ve donmuş üründe kalın buz kristalleri uyarı işaretidir.
- Konservede pas, göçük ya da sızıntı varsa tarih ne yazarsa yazsın ürünü kullanmamak doğru olur.
Parti kodu ve toplatmalar
Parti (lot) numarası, aynı koşullarda üretilmiş bir ürün grubunu işaretler. Bir sorun ortaya çıktığında toplatma duyuruları bu numara üzerinden yapılır; yani aynı markanın bütün ürünleri değil, yalnızca ilgili parti geri çağrılır. Türkiye'de gıdaya ilişkin duyurular Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, kozmetik ürünlere ilişkin bildirimler ise Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından yayımlanır. Bunun sana pratik faydası şudur: pahalı ya da uzun kullanacağın bir ürünün kutusunu, üzerindeki tarih ve parti bilgisiyle birlikte kullanım süresince saklamak, hem PAO takibini hem olası bir duyuruyla eşleştirmeyi mümkün kılar.
Saklama koşulu tarihi geçersiz kılabilir
Tarih, ürünün doğru koşullarda saklandığı varsayımıyla verilir. Soğuk zinciri kırılan bir ürün, üzerindeki tarihe rağmen daha erken bozulabilir; markette dolabın en üst rafından alınan bir ürünün eve varana kadar geçirdiği süre de bu hesaba dahildir. Kozmetikte en sık yapılan yanlış, ürünleri banyoda tutmaktır: sıcaklık ve nem dalgalanması, özellikle aktif içerikli ürünlerin ömrünü kısaltır. Araç torpidosunda ya da bagajda unutulan güneş koruyucusu da benzer bir örnektir, çünkü yaz sıcağında araç içi sıcaklık formülün tasarlandığı aralığın çok üzerine çıkabilir. Serin, kuru ve karanlık saklama, iki dünyada da tarihi gerçekten yaşatan koşuldur. Buzdolabında bile yer önemlidir: kapak rafı en çok sıcaklık dalgalanması yaşayan bölümdür, bu yüzden süt ve yumurta gibi ürünler için iç raflar daha uygun bir adrestir. Aynı mantıkla kozmetikte de en iyi yer, radyatörden ve pencereden uzak, kapalı bir çekmecedir.
Açtıktan sonra gıdada tipik pencereler
Kapalı ürünün tarihi ile açılmış ürünün penceresi arasındaki fark, mutfakta hem israfın hem riskin en çok toplandığı noktadır. Genel eğilim şudur: pastörize süt ve taze meyve suyu açıldıktan sonra buzdolabında birkaç gün dayanır, açılmış konservenin içeriği metal kutuda bırakılmayıp cam ya da plastik bir kaba alınır ve yine kısa sürede tüketilir, salça gibi yoğun ürünler üzerine ince bir yağ tabakası çekilerek biraz daha uzun korunur. Kuru bakliyat ve makarnada ise açılmak ömrü belirgin biçimde kısaltmaz, asıl mesele nemden ve haşereden korumaktır. Kesin süre her zaman ambalajdaki 'açtıktan sonra' talimatındadır; talimat yoksa ürünün su içeriği ve saklama koşulu yol gösterir.
Makyaj çantasında ürün ömrü
- Maskara ve likit eyeliner: göz çevresine temas ettikleri ve her kullanımda hava aldıkları için en kısa pencereye sahip ürünlerdir.
- Likit ve krem fondöten: pompalı ya da tüp ambalajlı olanlar, parmakla girilen kavanozlulardan daha rahat dayanır.
- Toz ürünler (pudra, allık, far): su içermedikleri için daha uzun ömürlüdür, asıl sorun fırçadan taşınan yağ ve mikroptur.
- Ruj ve dudak parlatıcısı: doğrudan dudakla temas eder, hastalık dönemlerinden sonra yenilemek makul olur.
- Kalem ürünler: her açışta yüzeyi tazelendiği için görece avantajlıdır.
- Fırça ve sünger: ürün değildir ama sistemin parçasıdır; düzenli yıkanmadıklarında en temiz ürünü bile kirletirler.
Evde basit bir tarih düzeni
- Dolabın ön sırasına tarihi yakın olanı, arkaya uzak olanı yerleştir; her alışverişte yeni gelen arkaya gider.
- Açtığın kozmetiğin ayını kapağın üstüne küçük bir etiketle yaz, hafızaya güvenme.
- Buzdolabında bir 'önce bunlar' rafı ayır ve açılmış ürünleri orada topla.
- Dondurucuya koyduğun ürünün üzerine ne olduğunu ve tarihini yaz; buz tuttuktan sonra tanımak zorlaşır.
- Ayda bir yapılan beş dakikalık gözden geçirme, israfın büyük kısmını baştan keser.
Bu düzenin asıl faydası tek tek ürünleri kurtarmak değil, verilecek karar sayısını azaltmaktır. Neyin ne zaman açıldığını bilen biri her seferinde koklayıp tahmin etmek zorunda kalmaz: kalite tarihi taşıyan ürünlerde rahat davranır, güvenlik tarihi taşıyanlarda ise tereddütsüz kuralı uygular.
İndirim rafındaki 'tarihi yaklaşan' ürünler
Marketler tarihi yaklaşan ürünleri indirimli bir bölümde toplayabiliyor ve bu, doğru kullanıldığında hem bütçe hem israf açısından iyi bir fırsat. Karar için iki soru yeterli: bu ürün hangi tarih türünü taşıyor ve ben bunu ne zaman tüketeceğim. Dayanıklı bir üründe birkaç günlük pencere sorun çıkarmaz; çabuk bozulan bir üründe ise aynı pencere, eve varana kadar geçen süreyle birlikte daralır. Bir de dondurucu seçeneği var: dondurulabilir bir ürünü tarihi dolmadan dondurmak pencereyi uzatır, ama tarih geçtikten sonra dondurmak geçmişi geri almaz. Aynı mantık kozmetikte kampanyalı stok almak için de geçerlidir; üç adet aldığın bir ürünün üçüncüsü açılmadığı sürece bekleyebilir, açıldığı gün ise kendi süresini başlatır.
Bir de tarihin hiç okunamadığı durumlar var: ambalajdaki mürekkep silinmiş, yazı buzdolabında nemden dağılmış ya da ürün orijinal kutusundan çıkarılmış olabilir. Böyle bir durumda ürünün hikâyesini hatırlamıyorsan, tahmin yürütmek yerine elindekinin ne tür bir ürün olduğuna bakmak daha sağlam bir yoldur: çabuk bozulan bir gıdada belirsizlik tek başına yeterli bir sebep sayılır, dayanıklı bir üründe ise ambalajın ve içeriğin durumu karar verdirir. Kozmetikte aynı belirsizlik yaşandığında ilk başvurulacak ölçü ürünün kokusu ve kıvamıdır; ikisi de normalse kısa bir kullanım penceresi belirleyip ona uymak makul olur.
Rafta 30 saniyelik kontrol
- Önce hangi tarih türüne baktığını belirle: güvenlik tarihi mi, kalite tarihi mi.
- Ürünü ne zaman tüketeceğini tahmin et ve tarihi bu tahminle kıyasla; indirimli olması hızlı tüketebileceğin anlamına gelmez.
- Soğuk reyondan alıyorsan ürünü sepetin en sonuna bırak ve eve dönüş süresini hesaba kat.
- Kozmetikte kutunun arkasında açık kavanoz simgesini ara, süreyi kullanım sıklığınla karşılaştır.
- Ambalajın kendisine bak: şişkinlik, sızıntı, kırık bant ya da bozulmuş kapak varsa ürünü rafta bırak.
Sık yapılan hatalar
- Çabuk bozulan bir ürünü koklayıp tadına bakarak güvenli olduğuna karar vermek; bazı riskler koku ve tat vermez.
- Dayanıklı bir ürünü tarihi bir gün geçti diye dokunmadan çöpe atmak.
- Tarihi geçmiş bir gıdayı dondurarak kurtarmaya çalışmak; dondurmak süreci durdurur, geriye almaz.
- Kozmetikte açılış ayını not etmeyip PAO süresini hafızaya bırakmak.
- Kutuyu attıktan sonra ürünün üzerinde tarih ya da parti bilgisi kalmadığını fark etmek.
Kimin için önemli?
Tarih okuma alışkanlığı bazı gruplarda doğrudan sonuç değiştirir. Bebekli evlerde açılmış süt ve püre gibi ürünlerde süre penceresi dardır ve etikete uymak en pratik güvencedir. Bağışıklığı baskılanmış kişiler, gebeler ve yaşlılar için çabuk bozulan gıdalarda tarihe uymak daha da önemlidir; bu grupta karar verirken hekimin önerisi esastır. Toplu alışveriş yapan ve stok tutan ev halkı için asıl fayda israfı azaltmaktır: dolabı tarihine göre dizmek, arkada unutulan ürün sayısını hızla düşürür. Makyaj ürünü biriktirenler içinse konu göz çevresinde yoğunlaşır, çünkü orada kullanılan ürünler hem doğrudan temas eder hem sık açılır. Bu yazı genel bilgilendirmedir; bir gıdanın ya da kozmetiğin ardından rahatsızlık yaşandıysa hekime başvurmak gerekir.
Alışverişi tarih üzerinden planlamak, listeyi hazırlarken başlar; bu konuyu market alışverişi rehberimizde daha geniş anlattık. Elindeki ürünün içeriğini merak ediyorsan tarayarak dökümünü görebilir, tek tek maddelerin ne işe yaradığını Keşfet sayfasında inceleyebilirsin.
Kaynaklar
Sık sorulanlar
Üretim tarihi ile son kullanma tarihi karışıyor, nasıl ayırt ederim?
Ambalajda çoğu zaman iki tarih yan yana basılır ve baştaki kısaltmalar yol gösterir: üretim tarihi genelde 'ÜT' ya da 'MFG', tüketim tarihi 'SKT', 'TETT' veya 'EXP' ile işaretlenir. Kısaltma yoksa erken olan tarih üretim, geç olan tüketim tarihidir.
Dondurulmuş ürünün üzerindeki tarih geçerse ne olur?
Derin dondurucu şartlarında mikrobiyal üreme büyük ölçüde durur, bu yüzden asıl kayıp kalitede olur: doku bozulur, tat kaybolur, buz yanığı görülebilir. Buna karşılık ürün bir kez çözüldüyse kural değişir ve yeniden dondurmak doğru değildir. Etiketteki çözdürme talimatı esastır.
Kozmetikte PAO süresi dolmadan ürün bozulur mu?
Evet. PAO, ürünün normal koşullarda saklandığı ve makul biçimde kullanıldığı varsayımına dayanır. Sıcakta bekletilen, içine su kaçan ya da kirli fırçayla temas eden bir ürün süresinden önce bozulabilir. Renk, koku ve kıvamdaki değişim her zaman tarihten daha güçlü bir işarettir.
Güneş koruyucuyu geçen yazdan saklayabilir miyim?
Ürünün üzerindeki tarih ve PAO süresi geçerliyse, serin ve karanlık bir yerde saklandıysa kullanılabilir. Buna karşılık plaj çantasında ve araçta yüksek sıcaklığa maruz kalmış, kıvamı ya da kokusu değişmiş bir ürünü yenilemek daha doğrudur. Yaz boyunca yeterli miktarda kullanılan bir güneş koruyucu zaten çoğu zaman sezonu devirmez.
Tarihi yaklaşan ürünleri indirimden almak mantıklı mı?
Ürünü kısa sürede tüketeceksen mantıklıdır ve israfı azaltır. Karar verirken tarihin türüne bak: kalite tarihi taşıyan dayanıklı ürünlerde esneklik daha fazladır, güvenlik tarihi taşıyan çabuk bozulan ürünlerde ise elindeki pencere gerçekten dardır. Alırken soğuk zincirin korunduğundan emin ol.
Kozmetiğin üzerinde ne tarih ne simge var, ne yapmalıyım?
Önce dış kutuya ve ürünün altına bak, bu bilgiler çoğu zaman oraya basılır. Yine bulamazsan parti kodunu not et ve kendi açılış tarihini yaz; su içeren ürünlerde bir yıllık bir kullanım penceresi makul bir varsayımdır. Ürünün ithalatçısına parti koduyla sorarak da bilgi alabilirsin.
Bu yazıyı okudun, şimdi kendi ürününe bak
Elindeki ürünün barkodunu okut ya da etiketinin fotoğrafını çek; içindekileri kaynaklara göre değerlendirip cilt tipine ve beslenme profiline göre puanlayalım.
Ücretsiz
Yazar hakkında

Samet Basınlı
Kurucu, Ne İçerir?
Ne İçerir?'in kurucusu. Gıda ve kozmetik etiketlerini açık kaynaklara (AB CosIng, EFSA, WHO, Bakanlık listeleri) dayanarak sade Türkçeyle anlatıyor. Amaç korkutmak değil, etiketi çevirip kendi kararını verebilmeni sağlamak.
Yazar hakkında daha fazlası