Kozmetik etiketinde dikkat edilecek maddeler
Öne çıkanlar
- İçindekiler miktara göre sıralanır: ilk 5 madde ürünün büyük kısmıdır, sondakiler genelde eser miktardadır.
- Yüzde 1'in altındaki maddeler istenen sırada yazılabilir; bu sınırın listede nerede başladığı üründen ürüne değişir, o yüzden sonlara doğru sıralama miktar göstermez.
- 'Parfum' tek kelimedir ama arkasında onlarca bileşen olabilir; AB bilinen koku alerjenlerini ayrıca yazdırır (limonene, linalool gibi) ve bu liste 2023'te 26 maddeden yaklaşık 80'e genişletildi.
- Koruyucusuz ürün daha iyi değildir: su içeren üründe koruyucu yoksa küf ve bakteri riski vardır.
- Hiçbir madde tek başına 'zehir' değildir; aynı madde kuru ciltte faydalı, sivilceli ciltte sorunlu olabilir.
İçindekiler
Elinde bir krem var. Arkasını çeviriyorsun ve karşına yirmi satırlık, çoğu yabancı adlardan oluşan bir liste çıkıyor: Aqua, Glycerin, Cetearyl Alcohol, Butylene Glycol, Phenoxyethanol, Parfum... Çoğu insan bu noktada pes eder ve ürünü ya fiyatına ya da ambalajına bakarak alır. Oysa o liste, ürün hakkında reklamın söylediği her şeyden daha dürüsttür.
İyi haber şu: o listeyi okumak için kimyager olmana gerek yok. Birkaç kural ve beş madde grubu, işin yüzde doksanını çözer. Geri kalanı zaten çoğu zaman ayrıntıdır. Bu yazıda önce listenin nasıl sıralandığını, sonra en çok tartışılan madde gruplarını, ürün tipine ve cilt tipine göre neyi araman gerektiğini, en sonda da etiketteki pazarlama iddialarının hangisinin gerçekten bir şey ifade ettiğini anlatıyorum.
Bir şeyin altını baştan çizeyim: burada amaç seni korkutmak değil. İnternette dolaşan 'şu maddeden uzak dur' listelerinin çoğu bağlamdan kopuktur ve gereksiz kaygı üretir. Kozmetikte bir maddenin etkisini belirleyen üç şey vardır: oranı, üründe ne kadar süre ciltte kaldığı ve senin cildinin ona nasıl tepki verdiği. Bu üçünü göz ardı eden her liste yanıltıcıdır.
INCI nedir, adlar neden bu kadar yabancı?
Kozmetik etiketleri INCI adı verilen uluslararası bir adlandırma sistemiyle yazılır. Amaç basit: aynı madde farklı ülkelerde aynı adla geçsin ki tüketici kaybolmasın. Bu yüzden Türkiye'de aldığın kremde de Fransa'da aldığın kremde de su, 'Aqua' diye yazılır. Sistem tamamen tek tip değildir: örneğin ABD etiketlerinde aynı madde 'Water' olarak geçer.
Bitki içerikleri Latince botanik adıyla yazılır; zeytinyağı 'Olea Europaea Fruit Oil', aloe vera 'Aloe Barbadensis Leaf Juice' olur. Renk maddeleri ise CI ile başlayan numaralarla gösterilir (CI 77491 gibi). İlk bakışta caydırıcı görünen bu yabancılık, aslında bir avantaj: bir kez öğrendiğin ad, ömür boyu her üründe aynı kalır. Türkçe karşılıklarını madde rehberimizden arayabilirsin.
En önemli kural: sıralama
İçindekiler listesi rastgele değildir; maddeler miktara göre, çoktan aza doğru sıralanır. Bu tek kural etiket okumanı kökten değiştirir. Listenin ilk sırasında neredeyse her zaman 'Aqua' vardır ve bu normaldir: kremlerin, losyonların, şampuanların çoğu ağırlıkça sudur. Su içermeyen ürünlerde (yağ, balm, pudra, sıkıştırılmış makyaj) ise ilk sırada bir yağ ya da silikon görürsün; bu da normaldir. İlk beş madde ürünün karakterini belirler; gerisi ayrıntıdır.
Şimdi kritik ayrıntı: yüzde 1'in altındaki maddeler istenen sırada yazılabilir. Yani listenin sonlarına doğru sıralama artık bir miktar göstergesi değildir; bu sınırın tam olarak nerede başladığı üründen ürüne değişir. Bunu bilmek şu tuzağı çözer: reklamda öve öve bitiremedikleri o değerli bitki özü, listenin en sonunda, koruyucuların arasında duruyorsa muhtemelen eser miktardadır. Ürün 'aloe veralı' olabilir, ama içindeki aloe vera bir damla da olabilir.
Pratik bir ölçüt: aktif olduğu iddia edilen madde ilk beş-altı sırada değilse, o iddiaya temkinli yaklaş. Aynı mantık gıda etiketlerinde de aynen geçerlidir; ayrıntısını içindekiler listesi nasıl okunur yazısında anlattık.
Beş madde grubu, tek tabloda
Aşağıdaki tablo, cilt bakımında en sık tartışılan beş grubu, etikette hangi adlarla görüneceklerini ve kimin daha çok dikkat etmesi gerektiğini özetliyor. Tabloyu bir kez okuman, sonraki her etikette işini kolaylaştıracak.
| Grup | Etikette nasıl görünür | Kimin için önemli |
|---|---|---|
| Sert temizleyiciler | Sodium Lauryl Sulfate, Sodium Coco-Sulfate | Kuru ve hassas cilt |
| Koku bileşenleri | Parfum, Limonene, Linalool, Citronellol | Alerjik ve hassas cilt |
| Tartışmalı koruyucular | Methylisothiazolinone, DMDM Hydantoin | Hassas ve egzamalı cilt |
| Gözenek tıkayabilenler | Coconut Oil, Isopropyl Myristate | Sivilceye eğilimli cilt |
| Kurutucu alkoller | Alcohol Denat., SD Alcohol 40 | Kuru cilt |
1. Sert temizleyiciler: köpük çok, mesele başka
Sodium Lauryl Sulfate (SLS) ve akrabaları güçlü köpürtücülerdir ve işlerini gerçekten iyi yapar. Sorun da tam burada: temizleme gücü bazen fazla gelir ve cildin kendi koruyucu yağ tabakasını da alıp götürür. Bu, çoğu insan için ara sıra kullanımda sorun değildir. Ama yıkandıktan sonra cildin geriliyorsa, kaşınıyorsa ya da saç derisi pul pul dökülüyorsa, etiketin ilk sıralarında bu maddeleri aramak mantıklıdır.
Sık karıştırılan bir ayrıntı: 'Sodium Laureth Sulfate' (SLES), SLS'ten farklıdır ve genellikle daha yumuşaktır. Addaki bu küçük fark, cilt üzerindeki etkiyi değiştirir. Yani 'sülfat gördüm, kaçtım' refleksi doğru değil; hangi sülfat olduğuna bakmak gerekir. Konuyu ayrıntılı ele aldığımız yazı: sülfatsız şampuana geçmeli miyim.
Daha yumuşak temizleyiciler de vardır ve etikette tanınabilirler: Cocamidopropyl Betaine, Decyl Glucoside, Coco-Glucoside, Sodium Cocoyl Isethionate gibi adlar genelde daha nazik formüllere işaret eder. Hassas ciltsen bu adların listede öne geçtiği ürünler seni daha az rahatsız eder. SLS madde sayfamızda değerlendirmesini ve gerekçesini görebilirsin.
2. Parfüm: tek kelimenin arkasındaki kalabalık
Etikette 'Parfum' ya da 'Fragrance' yazan tek bir kelime görürsün. Ama bu tek kelimenin arkasında onlarca, bazen yüzden fazla bileşen olabilir. Üretici, koku karışımının tarifini ticari sır sayabildiği için tek tek yazmak zorunda değildir. Bu, etiketin en az şeffaf noktasıdır.
Avrupa Birliği bu boşluğu tamamen kapatmasa da daralttı: bilinen koku alerjenlerinin, belirli eşiklerin üzerinde kullanıldığında ayrıca yazılması zorunludur. Bu liste uzun yıllar 26 maddeydi; 2023'te yapılan düzenlemeyle yaklaşık 80'e çıkarıldı ve genişletilmiş liste 2026 yazından itibaren yeni ürünlerde zorunlu oluyor. Yani etikette göreceğin alerjen adlarının sayısı önümüzdeki dönemde artacak. Bu yüzden listelerde Limonene, Linalool, Citronellol, Geraniol, Coumarin, Benzyl Alcohol gibi adları görürsün. Bunlar zehir değildir; çoğu limon, lavanta, gül gibi doğal yağların kendi bileşenleridir. Ama kozmetikte alerjik temas reaksiyonlarının en sık sebebi kokudur. Cildinde sebebini bulamadığın kızarıklık, kaşıntı ya da yanma varsa ilk kesilecek şey kokudur.
Bir de terim tuzağı var: 'parfümsüz' (fragrance-free) ile 'kokusuz' (unscented) aynı şey değildir. Fragrance-free, koku maddesi eklenmemiş demektir. Unscented ise ürünün ham madde kokusunu bastırmak için başka bir koku maddesi eklenmiş olabileceği anlamına gelebilir. Hassas ciltsen aradığın ibare 'parfümsüz' olmalı. Ayrıntı: parfum madde sayfası.
3. Koruyucular: 'koruyucusuz' iyi haber değildir
Yaygın bir yanlış anlama var: 'koruyucu içermez' ibaresi bir kalite işareti sanılıyor. Oysa içinde su olan her ürün (krem, losyon, şampuan, tonik, maske) bakteri ve küf için elverişli bir ortamdır. Koruyucu olmazsa ürün haftalar içinde bozulur; bozulmuş bir kremi yüzüne sürmek, koruyucudan çok daha büyük bir risktir. Göz çevresinde bu risk daha da ciddidir.
Doğru soru 'koruyucu var mı' değil, 'hangi koruyucu' olmalıdır. Bazıları tartışmalıdır ve düzenleyiciler kısıtlama getirmiştir. Örneğin Methylisothiazolinone (MI), temas alerjisi vakalarındaki artış nedeniyle AB'de ciltte kalan (durulanmayan) ürünlerde yasaklanmış, durulananlarda ise sınırlandırılmıştır. Formaldehit salan koruyucular (DMDM Hydantoin, Imidazolidinyl Urea gibi) da hassas ciltlerde tartışma konusudur.
Parabenler ise muhtemelen en çok yanlış anlaşılan gruptur. İnternette kötü şöhretlidir, ama düzenleyici kurumlar izin verilen düzeylerde güvenli kabul eder; birkaç uzun zincirli türü ihtiyati olarak yasaklanmıştır. Yani 'parabensiz' etiketi otomatik olarak daha güvenli bir ürün anlamına gelmez. Konuyu kaynaklarıyla ele aldığımız yazı: paraben gerçekten zararlı mı.
4. Gözenek tıkayabilen yağlar: cilt tipine bağlı
Bazı yağların komedojenik derecesi yüksektir, yani gözenek tıkama ihtimalleri fazladır. Hindistan cevizi yağı bunun klasik örneğidir: vücutta ve kuru ciltte çok iyi iş görür, sivilceye eğilimli bir yüz cildinde ise siyah nokta ve sivilceyi artırabilir. Isopropyl Myristate, Isopropyl Palmitate ve bazı kakao yağı formları da benzer şekilde tartışılır.
Ama komedojenik skalaya körü körüne güvenmemek gerekir. O dereceler çoğunlukla eski tavşan kulağı testlerinden gelir ve saf maddeyle yapılır; oysa üründe o yağ yüzde iki gibi bir oranda, başka maddelerle birlikte bulunur. Yani skala bir ipucudur, kesin hüküm değildir. Gerçek test senin cildindir: yeni ürünü iki hafta kullanıp aynı bölgede yeni siyah nokta çıkıyor mu diye bakmak, herhangi bir listeden daha güvenilirdir. Cilt tipini nasıl belirleyeceğini bu yazıda anlattık.
5. Alkoller: hepsi aynı değil, hatta zıt
Etikette 'Alcohol' kelimesini görünce paniklemeden önce tam adına bak; çünkü kozmetikte iki farklı alkol ailesi vardır ve işleri birbirinin zıddıdır. 'Alcohol Denat.', 'SD Alcohol 40' ve 'Isopropyl Alcohol' uçucu alkollerdir: ürünü hafifletir, çabuk kurumasını sağlar, güneş kremlerinde yapışkanlığı azaltır. Faydası vardır, ama kuru ve hassas ciltte sık kullanımda kurutabilir.
Buna karşılık Cetyl Alcohol, Stearyl Alcohol, Cetearyl Alcohol ve Behenyl Alcohol yağ alkolleridir. Bunlar kurutmaz; tam tersine kremi kıvamlandırmak ve cildi yumuşatmak için kullanılır. Adında 'alcohol' geçtiği için kaçmak, faydalı bir maddeyi elemek olur. Kısacası: 'Denat.' varsa temkinli ol, 'Cetyl/Cetearyl/Stearyl' genelde sorun değildir (egzaması olanlarda nadiren temas alerjisi bildirilmiştir).
Ürün tipine göre neye bakmalı?
Aynı kurallar her üründe aynı ağırlıkta işlemez. Belirleyici olan, ürünün ciltte kalıp kalmadığıdır. Durulanan bir ürün ciltle saniyeler boyunca temas eder; ciltte kalan bir ürün ise saatlerce. Bu yüzden aynı madde, temizleyicide sorun olmazken serumda daha çok önem kazanır.
- Temizleyici ve şampuan: burada asıl mesele köpürtücünün sertliğidir. Ürün ciltte kalmadığı için koku ve koruyucuya tolerans görece yüksektir; yine de saç derisi hassassa koku önemli olabilir.
- Nemlendirici ve serum: ciltte saatlerce kaldığı için koku ve koruyucu seçimi burada kritiktir. İlk beş madde ürünün gerçek kimliğini verir; aktif olarak öne sürülen madde nerede duruyor, ona bak.
- Güneş kremi: filtre türüne bak. Zinc Oxide ve Titanium Dioxide mineral filtrelerdir, hassas ciltte genelde daha iyi tolere edilir. Kimyasal filtreli formüller daha hafif hissettirir ama bazı kişilerde yakabilir; ayrıca alkol oranı yüksek olabilir.
- Makyaj: uzun liste normaldir ve kötü işaret değildir. Burada pigmentler (CI ile başlayan numaralar) ve fondöten gibi uzun süre kalan ürünlerde gözenek tıkayabilen yağlar öne çıkar.
Aktif maddelerde oran meselesi
Niasinamid, retinol, C vitamini ve asitler gibi aktifler için oran, maddenin varlığı kadar önemlidir. Ama etiketlerde oran çoğu zaman yazmaz; yazılması zorunlu değildir. O zaman elimizde yine sıralama kalır: aktif madde listenin ortasında ya da sonundaysa oranı düşüktür ve reklamdaki iddiayı karşılamayabilir.
Bir de ters yönde bir yanılgı var: oran ne kadar yüksekse o kadar iyi sanılıyor. Çoğu aktifte bu doğru değildir. Niasinamid tipik olarak yüzde 2-5 arasında iyi çalışır; daha yüksek derişimlerde ek faydanın sınırlı kaldığı, buna karşılık tahriş ihtimalinin arttığı bildiriliyor. Retinolde ve asitlerde de düşük oranda başlayıp cildi alıştırmak, yüksek oranla başlayıp bariyeri bozmaktan çok daha iyi sonuç verir. Yani etikette büyük yüzde görmek her zaman iyi haber değildir.
Pazarlama iddiaları: hangisi bir şey ifade eder?
Ambalajın ön yüzündeki iddiaların hepsi aynı ağırlıkta değildir. Bazılarının yasal tanımı vardır, bazıları tamamen pazarlama dilidir. Ayırt etmek, gereksiz para harcamanı önler.
- 'Hipoalerjenik': yasal olarak tanımlı, bağlayıcı bir standardı yoktur. Üretici alerjen riski düşük saydığı formül için kullanabilir; garanti anlamına gelmez.
- 'Dermatolog onaylı / test edilmiş': testin kaç kişiyle ve hangi koşulda yapıldığı nadiren yazılır; belirtilmediğinde ibarenin bilgi değeri sınırlıdır.
- 'Doğal' ve 'organik': 'doğal' ibaresinin bağlayıcı bir tanımı yoktur; 'organik' ise ancak bağımsız bir sertifika logosu varsa anlamlıdır. Ayrıntı: doğal ve organik etiket ne anlama geliyor.
- 'Parabensiz', 'sülfatsız', 'silikonsuz': neyin OLMADIĞINI söyler, neyin olduğunu söylemez. Çıkarılan maddenin yerine ne konduğuna bakmak gerekir.
Etikette bir de şunlar var: PAO ve parti numarası
İçindekiler listesinin yanında, çoğu kişinin fark etmediği iki işaret daha vardır. Birincisi PAO, yani 'açıldıktan sonra kullanım süresi': kapağı açık küçük bir kavanoz simgesi ve içinde 6M, 12M gibi bir yazı. 12M, ürünü açtıktan sonra on iki ay içinde bitirmen gerektiği anlamına gelir. Bu süre, ürün açılınca havayla ve mikroplarla temas ettiği için vardır. Her üründe PAO bulunmaz: dayanma süresi 30 aydan kısa olan ürünlerde PAO yerine son kullanma tarihi yazar.
İkincisi parti (lot) numarasıdır: üretim serisini gösterir ve bir sorun çıktığında ürünün izini sürmeye yarar. Güvensiz kozmetik toplatmalarında bakanlıklar genelde marka ve parti numarası üzerinden duyuru yapar. Ambalaj işaretlerinin tamamını son kullanma tarihi ve PAO yazısında topladık.
Cilt tipine göre kısa kılavuz
Buraya kadar okuduklarını tek tabloda toplayalım. Aşağıdaki kılavuz, kendi cilt tipin için etikette neyi arayacağını ve neyi sınırlayacağını özetliyor. Cilt tipinden emin değilsen önce cilt tipini nasıl anlarsın yazısına bakabilirsin.
| Cilt tipi | Etikette ara | Sınırla |
|---|---|---|
| Kuru | Gliserin, hyalüronik asit, seramid, yağ alkolleri (Cetearyl) | Alcohol Denat., sert sülfatlar, yoğun koku |
| Yağlı ve sivilceli | Niasinamid, salisilik asit, hafif jel dokular | Yüksek komedojenik yağlar, ağır kremler |
| Hassas | Parfümsüz formüller, pantenol, seramid, allantoin | Parfum ve koku alerjenleri, MI, yüksek oranlı asitler |
| Karma | Hafif nemlendiriciler, niasinamid | Bölgesel olarak ağır yağlar, sert temizleyiciler |
Raf başında 30 saniyelik kontrol
- İlk beş maddeye bak: ürünün gerçekte neyden yapıldığını orası söyler, ön yüzdeki yazı değil.
- Hassas ciltsen 'Parfum' ve yanındaki alerjen adlarını ara; parfümsüz sürüm varsa onu seç.
- Sivilceye eğilimliysen yüksek komedojenik yağların listenin başında olup olmadığına bak.
- 'Alcohol' görürsen tam adını oku: 'Denat.' kurutabilir, 'Cetyl/Cetearyl' kurutmaz.
- Reklamda öne çıkarılan özel bileşen listenin en sonundaysa, muhtemelen eser miktardadır.
Sık yapılan beş hata
- Uzun listeyi otomatik olarak kötü saymak: madde sayısı kaliteyle ilgili değildir; güneş kremleri ve makyaj ürünleri doğası gereği uzun listelidir.
- Kimyasal adları tehlike sanmak: 'Tocopherol' E vitamini, 'Ascorbic Acid' C vitaminidir. Adının yabancı ve kimyasal olması kötü olduğu anlamına gelmez.
- Tek bir maddeye bakıp ürünü elemek: etkiyi belirleyen genelde maddenin oranı ve formülün bütünüdür.
- Fiyatı kalite sanmak: pahalı ürünlerde de sert temizleyici ve yoğun koku olabilir; ucuz ürünlerde de iyi formül bulunur.
- Gebelikte 'doğal' etiketine güvenmek: bazı bitkisel özler ve retinoidler bu dönemde önerilmez; ayrıntı hamilelikte cilt bakımı yazısında.
Son söz: liste değil, eşleşme
Bu yazıdaki hiçbir madde tek başına 'kaçınılması gereken' değildir. Kozmetikte doğru soru 'bu madde kötü mü' değil, 'bu madde benim cildime uygun mu' sorusudur. Aynı içerik listesi kuru ciltte mükemmel, sivilceli ciltte sorunlu sonuç verebilir; bu bir çelişki değil, işin doğasıdır. Etiketi çevirip yukarıdaki beş grubu tanımak ve sıralama kuralını bilmek, bu eşleşmeyi kendi başına yapabilmen için fazlasıyla yeterli.
Son bir hatırlatma: cildinde inatçı bir sorun varsa, hiçbir etiket okuma rehberi bir dermatoloğun yerine geçmez. Bu yazı, mağazada dururken elindeki ürünü daha bilinçli değerlendirmen için yazıldı; teşhis ya da tedavi için değil. Maddeleri hangi kaynaklara göre puanladığımızı merak edersen yöntem sayfamız herkese açık ve kaynaklarını tek tek listeler. Kokunun etikette neden tek kelimeyle geçtiğini ve alerjen adlarını aroma ve parfum yazımızda ayrıca anlattık.
Kaynaklar
Sık sorulanlar
Kozmetik etiketinde ilk neye bakmalıyım?
İlk beş maddeye. Liste miktara göre sıralandığı için ürünün gerçekte neyden yapıldığını orası söyler. Sonra cilt tipine göre riskli gruplara (koku, sert temizleyici, komedojenik yağ) bakabilirsin.
Alerjen parfüm nasıl anlaşılır?
AB kuralı gereği bilinen koku alerjenleri belirli eşiğin üzerinde kullanıldığında etikette ayrıca yazılır; listede Limonene, Linalool, Citronellol, Geraniol gibi adlar görürsün. Bu liste 2023'te 26 maddeden yaklaşık 80'e genişletildi.
'Koruyucu içermez' yazan ürün daha mı iyi?
Hayır. İçinde su olan üründe koruyucu yoksa bakteri ve küf riski vardır. Doğru soru 'koruyucu var mı' değil, 'hangi koruyucu kullanılmış' sorusudur.
Etikette 'Alcohol' görürsem kaçmalı mıyım?
Tam adına bak. 'Alcohol Denat.' ve 'SD Alcohol' kurutabilir; ama Cetyl, Stearyl ve Cetearyl Alcohol yağ alkolleridir, kurutmaz, yumuşatıcı olarak kullanılır.
'Hipoalerjenik' ibaresi güvence veriyor mu?
Hayır. Bu ibarenin bağlayıcı bir yasal tanımı yoktur; üreticinin değerlendirmesine dayanır. Alerjin varsa ibareye değil, içindekiler listesine bakmak gerekir.
Bu yazıyı okudun, şimdi kendi ürününe bak
Elindeki ürünün barkodunu okut ya da etiketinin fotoğrafını çek; içindekileri kaynaklara göre değerlendirip cilt tipine ve beslenme profiline göre puanlayalım.
Ücretsiz
Yazar hakkında

Samet Basınlı
Kurucu, Ne İçerir?
Ne İçerir?'in kurucusu. Gıda ve kozmetik etiketlerini açık kaynaklara (AB CosIng, EFSA, WHO, Bakanlık listeleri) dayanarak sade Türkçeyle anlatıyor. Amaç korkutmak değil, etiketi çevirip kendi kararını verebilmeni sağlamak.
Yazar hakkında daha fazlası